Evlilik: Geçmişte görücü usulü gerçekleşen evliliklerin yerini oğlanla kızın tanışarak, anlaşarak evlenmeye karar vermeleri almıştır.Gelişen teknolojiye paralel olarak odaların yerini salonlar, kadın okuyucuların yerini erkekler, defin yerini org ve elektronik enstrümanlar, atın yerini otomobiller almıştır. Kız İsteme: Evlenmek isteyen oğlan çocuğu babasının ayakkabısının giriş kapısı eşiğine çakarak, yemekte pilav yerken kaşığı pilavın ortasına saplayarak evlenme isteğini anne ve babasına şeklen belirtmiş olur.Artık iş anneye düşmüştür.Düğünde dernekte oğluna uygun kız aramaya başlar.Münasip kız bulduğunda eşine durumu anlatır.Baba izin verdikten sonra, delikanlının fikri alınır.Delikanlı hayır derse başka uygun kız aramaya devam edilir, evet derse girişimler başlar, kızın ailesi ve kendisi hakkında araştırma yapılır, bilgi toplanır. Görücü Gitme: Oğlan evi tarafından kız beğenilirse, kız evine bazen haber verilerek, bazen de verilmeden oğlanın annesi, halası, teyzesi gibi yakınları kız görmeye giderler.Kız evi görücü geleceğinden haberdar edilmişse, kız evine çeki düzen verilir, görülecek kız kendini görücüler için hazırlar.İkramları kız yapar.Bu arada görücüye gelenler kızı saçından tırnağına kadar, yürüyüşünü, boyunu posunu hareketlerini pür dikkat gözlemlerler.Bütün gözlerin kızda olması ona utangaçlık ve sıkıntı verir.Görücüler eve döndüklerinde eğer kız beğenilmişse güzelliği, hareketleri ballandıra ballandıra anlatılır.Görücüler görevlerin yapmış, sıra oğlan babasına gelmiştir.Oğlan babası uygun bir yerde ve zamanda kız babasına dünürlüğe geleceklerini ve ne gün gelmeleri gerektiğini söyler. İlk Dünürlük: Delikanlının babası, amcaları, yengeleri varsa büyük baba ve annesi hep birlikte büyük bir gizlilik içinde kararlaştırılan günde kız evine giderler buna ‘Dünür veya Dünür gitme’ denir.Kız gelenlerin elini öpmüşse olumlu düşünmektedir.Öpmemişse istemiyor demektir ve dünürlüğe gidenler için hiçte hoş olmayan bir durumdur.Biraz sohbetten sonra dünürlüğe gelenlerden en yaşlı olanı (Dünürcü Başı) kız babasına ‘Hayırlı bir iş için geldik, Allah’ın emriyle, Peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza istiyoruz’ der.Kız babası da ‘Nasipse olalım, düşünelim, bizimde soracaklarımız var’ diyerek yanıtlar. İkinci Dünürlük: Kız tarafının vereceği cevabı almak için birkaç hafta sonra oğlan tarafı ikinci bir sefer kız evinin yolunu tutar.Kız tarafı gerekli görüşmeleri ve soruşturmaları yapmış ve kızlarını vermeye karar vermişler ise söz kesme günü kararlaştırılır.Kız tarafı kızlarını vermeyecek ise ‘Misafir olarak kapımız her zaman açık, bu iş içinse olmaz, bunun için gelmeyin’ diyerek son sözü söylemiş olurlar.Burada en çok dikkat edilen bir konu vardır.Görücü gidilip söz kesilinceye kadar bu işten kimsenin haberi olmaz.Burada kızın prestiji ve diğer kısmetlerine mani olmama gibi ince bir davranış söz konusudur.Kızın adı çıkarılmaz. Söz Kesme: Misafirler gelmeden önce her taraf temizlenir, kız en güzel giysilerini giyer ve gelecek olan misafirleri beklerler.Başta imam, evin büyükleri ve kızın akrabaları ile konu komşudan hatırı sayılır kişiler yanlarına aldıkları hediyeler ile birlikte kız evine giderler.Biraz sohbet ve izzeti ikramdan sonra kıza söz yüzüğü takılır.İmam yapılan bu törenin önemini ve dîni yönden açıklamasını yapar, dualar edilir ve sonra gelenler vedalaşarak kız evinden ayrılır. Nişan: Oğlan ve kız tarafı bir araya gelerek alınacak eşyaları ve kızın isteklerini takı ve takı miktarını tespit ederler.Tespit edilenler alınır.Erkek tarafında ise nişandan birkaç gün önce, evlenecek erkekler dışınıda başta köyün imamı olmak üzere erkek tarafının yakınları , akrabaları, konu komşunun da davet edildiği şerbet içilir.Aynı şekilde kız tarafında da şerbet içilir.Artan şerbet her iki tarafın akrabalarına gönderilir.Genç kızlara kısmetlerinin açılması onlarında evlenmesi niyet ve temennisiyle şerbet içilir.Şerbet içimden birkaç gün sonra nişan gerçekleştirilir ve nişanın yapılacağı davetlilere bir hafta önceden ulaştırılır.Nişan davetiyesi bizzat giderek yapıldığı gibi hâli vakti yerinde olanlar kart dağıtarak ta yapar.İki tarafın arzusuna göre ya nişan köylerde kız evinde yapılır.Sadece kadınlar arasında yapılan nişan töreni için, nişanlık elbiseleri içinde kız odaya veya salona girdiğinde gür sesli bir kadın ‘Allah aşkına maşallah deyiniz nazar değmesin’ diye herkesin duyacağı şekilde bağarır.Törene katılan kadınlar kendi aralarında eğlenirler ve eğlence sona erince ortaya getirilen bir sandalyenin üzerine gelin adayı oturtulur, sıra takı takmaya gelmiştir.Önce nişan yüzüğü arkasından diğer takılar takılır.Ne takıldığını, kimin ne taktığını erkek tarafından gelen bir kadın oradakilere duyurur.Takı takma işleminden sonra gelin adayı orada bulunan büyüklerin ellerini öper, pilav ve baklava yenir ve nişan töreni sona erer. Artık kız erkek tarafının bir ferdi olmuştur, erkek tarafındaki akrabalar kızı gördükçe hediye verirler, o da onların ellerini öperi saygıda kusur etmez.Damatta ilk gördüğü yerde kayınbabası ve kayınvalidesinin elini öper.Öpmeme gibi bir durum olmaz, olsa bile hiç hoş karşılanmaz ve araya soğukluk girer. Gelin Daveti: Kız daveti de denilen bu davet düğüne yakın kız akrabalarının yemek için davet etmeleri anlamındadır.Gelinlik çağına girmiş birkaç arkadaşıyla birlikte davetlere icabet eden gelin adayı en az bir hafta boyunca bu ziyaretleri yapar ve tamamlar.Erkeklerin katılmadığı, kadınların yiyip içtikleri, sohbet ettikleri bu davetler bir nevi yakın akrabaya veda ziyaretidir.Çünkü artık o sülâleden ayrılıp başka sülâlenin ferdi olmaktadır. Gelin Alma: Güvey donanımı sona ermiş ve iş gelin almaya gelmiştir. Gelin almaya gidilecek olan kıyafetler (bindallı ve üçetek) giymiş olan genç kızlara ve kadınlara "Dünüşü" adı verilir. Gelin evine gelindiğinde elti ve görümcelerin yüzlerini "Kıvrak" adlı örtü ile örttükleri görülür. Gelin evinden hediye alınıncaya kadar kıvrak açılmaz.Damat evinden gelenlere karşı gelin odası, damadın babası tarafından bahşiş almak için gelinin erkek kardeşi (dayısı) tarafından kapatılır. Bahşiş alındıktan sonra kapı açılır. Kız tarafına ait küçük çocukların üzerine oturtulduğu çeyiz sandığı arabaya götürülmek üzere dışarıya çıkarılır, küçük çocuklara bahşiş verilerek sandığın üzerinden indirilmeleri sağlanır. Gelini evden erkek kardeşi veya dayısı çıkarır, gelinin çıkışı sırasında damat tarafından olan kadınlar kapının eşiğinde gelinin kötü huyları varsa gideceği eve götürmemesi için bardak, tabak, kaşık kırarlar. Kapıyı çıkan gelin köyün imamı ve akrabalarını karşısında bulur. akrabalarından biri durumlarına göre beline gümüş kemer veya kuşak bağlar ve hediye verir, bu arada imam dua eder. gelin arabaya bininceye kadar herkes bekler, beklemeyen kız tarafının erkekleridir. Arabanın önüne geçerler, amaçları bahşiş almaktır. Bahşişlerini alınca arabaya yol verirler. Damat evinde ise, adet olduğu üzere gelin almaya gitmeyen kayınvalide gelini beklemektedir. Gelinin arabadan inerek kapıya kadar yürümesi sırasında bolluk ve bereket getirmesi için kayınvalide buğday atar. Kapıya gelindiğinde ise kapı kapatılır ve gelinin kapalı kapıyı tekme ile açması adettendir.Herhangi bir durumda gelin kapıyı açmakta zorlanırsa erkek kardeşi veya dayısı kapıyı açmakda yardımcı olur. Evde huzurun, geçimin iyi olması için gelinin eline verilen yağı giriş kapısına sürer. Gelin içeri girince gelin kayınvalideden hediyesini isteyen sorusunu sorar. Ne verdin? der. Soruyu beklyen ve cevabını hazırlamış olan kayınvalide oğlumu ve ahırdaki danayı verdim diyerek cevabını verir. Kaynananın eli öpülür ve birlikte oynarlar. gelini sandalyeye oturtur oturtmaz hemen kucağına, çocuğun erkek olması için oğlan çocuğu verirler. Artık duvağın açılması ve türküler eşliğinde oyunların oynanma zamanı gelmiştir. Eğlenilir, yemekler yenilir ve akşam olması beklenir. Akşam olmuş namaz vakti gelmiştir, köyün imamı yerini alır. Dini nikah kıyılacaktır. Gelini temsilen vekili, damat bulunmuyorsa damadın vekili ve iki şahit huzurunda imam nikanına başlanır. İmam her iki tarafında söyleyecekleri olup olmadığını sorar, sonra "Mehir" tespitine geçilir. Damat ve gelin tarafı mehir için pazarlığa girişir. İmamın ortada yer alması ile birlikte Hadis-i Şerif okunur, nikah ve evlilik üzerine telkinler yapılır,öğütler verilir. İmam Üç Defa .....yı kendine eş aldınmı diye sorar, kıza (vekiline)....yı' koca kabul ettinmi sorusuna ettim yanıtını alınca " Bende akdi nikah eyledim" diyerek imam nikahı törenini bitirmiş olur. Genelde imam nikahı resmi nikahtan sonra yapılmaktadır. İnanca, geçmiş örf ve adetlere dayalı bazı uygulamalar vardır. Örneğin: İmamın, damadı düşmanları tarafından yapılacak düğüm, çakı kapatma, kilit kapatma gibi işlemlere maruz kalmaması için imamın elinin birini dizinin üzerine koymasıdır. Resmi nikahta damat veya gelinin birbirlerinin ayaklarının üzerine basma yarşıdır. Kim önce basarsa evdeki üstünlü onun olur inancından kaynaklanmaktadır. Yatsı namazı kılınmış, damat önde, arkasında sağdıcı ve onların arkasında cemaat, ilahilerle ve tekbir getirerek damat evine doğru yol alırlar. Gelen topluluk dualar eşliğinde damadı kapıdan içeri sokar, Pekte rahat giremez tabi damadın arkadaşları sırtına yumruk vurmaya çalışır, yumruk yemeden girebilmişse ne ala. Davetlilere şerbet, damadın arkadaşlarına "Kız azığı" adı verilen tatlı olarak baklava ve yiyecek olarak tavuk ikram edilir. Sağdıcın ayrıcalığı vardırtatlı ve yiyeceklerden iki kat alır ama arkadaşları rahat bırakmazlar elinden almaya çalışırlar, burda önemli olan sağdığın tatlısını ve etini kaptırmamasıdır. Duvak: Ertesi günü çeşitli eğlenceler düzenleyerek kadınların 3toplanmasına " Duvak" adı verilir. Def eşliğinde türküler söylenir, oyunlar oynanır. Kadınlar eğlenirken erkekler av silahları ile yarış yaparlar, birinci gelen ödüllendirilir. Öğle namazından sonra gelin damadı eve götürür ve böylece törende sona ermiş olur.